Ob-La-Di, Ob-La-Da*
sana eski sevgilim hakkında bir şeyler sorabilir miyim. sadece erkek beynini anlamam lazım.
Anonymous

sor sor ben dinlerim.

sevgilinle konuş
Anonymous

Ben geçen düşünüyorum sevgilim bana neden mesaj atmıyor diye sonra farkettim ki benim sevgilim yokmuş.

Burada Atatürkçüyüm diye geçinip törenlerde “ufff yine mi istiklal marşı okuycaz” diyen insanlar.

ironinizi alıp götünüze sokun.

Madem bu kadar Atatürk,vatan,milliyet kavramına önem veriyorsun bu kadar yobazlığa neden gözünü yumuyorsun. Oturduğun yerden “ben atatürkçüyüm atatürk hakkında doğru konuş” demek kolay evet.

kız gibisin lan sen. cidden seni acayip seviyorum ama kız gibisin. gerçekten. ama çok seviyom.
Anonymous

iyi ki kız değilim lan. Kız olsam kendi memelerimi eller eller dururdum.

abstre:

ben de yapayım dedim, benim neyim eksik yani.

yakalandık.

abstre:

ben de yapayım dedim, benim neyim eksik yani.

yakalandık.

Ben (kendime) demiştim!

Yine malum kişiyle konuşuyoruz. (bkz. Hırs) Geldi bana “Artık birilerine sarılmak kokusunu içime çekmek istiyorum” dedi. Benim orada bağlantı hatası verdim zaten. E geri kalmadım bende “Bende boynundan öpeceğim,boynunun kokusunu ciğerlerime dolduracağım birini bulsam yeter aslında” dedim. “Evet bana da yeter” dedi. (He sevgiliyiz he amına koyim he. Kendi kendime gelin güvey olmuşum neyin kafasındaysam. Hayatımda hiç bu kadar bozulmamıştım.)

“Ben varım dicem,olmayacak” deyince “Sen sadece sözde varsın” dedi. NASIL LAN NASIL SÖZDE VARIM AMINA KOYARIM SENİN GÖTÜ PARÇALANACISA NASIL SÖZDE DİYEBİLİRSİN BANA… O SÖZDE VARLIĞIM SENİ SİKSİN EMİ SÖZDEYMİŞ. O SÖZLER SENİN GÖTÜNE GİRSİN.

Coolluğundan ödün vermeyen kaplumbağa olarak sadece “peki.” yazdım. Kıvırdı sonra O anlamda demek istemedim fiziksel olarak kem küm. ya bir bas git hele. Siktin attın resmen diyecektim ama demedim.. Diyemedim “Bilemicem artık” Dedim sadece. Sonra “Atarını yerim” dedi. Dikkat ette yerken ağzını sikmesin demek istedim. Demedim. Diyemedim. 

Sonra ben çıkayım uyurum iyi geceler deyip çıktı. Bende sana da dedim. Daha ne mesaj atarım ne yazarım. Bu defteri burada “Sen sadece sözde varsın” sözünden sonra kapatmış bulunuyoruz. Zaten açılmamıştı. Aralıktı sadece,açılsa güzel olmayacağı belli oldu. 

Bu aşk burada biter ii gnlr svqLm kib aeo öptm by.

Ergenliktendir.

Hormonlarım tavan yaptığından mıdır nedir sürekli olarak insanları çok farklı düşünüyorum. Ne bileyim sadece cinsel olarak değil yalnız,bazen şiddet olarakta düşünmediğim olmuyor.

Mesela geçen nefret ettiğim bir insanla birlikte kapısı açık bir arabada 100km hızla gittiğimizi sonra ben onun kafasını kapıdan sarkıtıp asfalt yola sürttürdüğümü,kıvılcım çıkarttığımı düşündüm. Bunları derste bir noktaya odaklanmışken yaptım. 

Sonra çükünün ucuna onlarca iğne batırıp kanayan yerlerine tuz basmayı düşündüm. Böyle acı çeksin çığlık atsın bütün nefretimi çıkartayım diye.

Geçen de birine çok yan gözle baktım. Ama nasıl bir yan göz. Biraz daha öyle baksam gözlerimle sikecektim. Renkli gözlü olmasın insanlar allah aşkına. Kendime hakim olamıyorum sonra böyle bakıyorum hayvan gibi. Mevzubahis göz rengi olunca gerisi teferruat oluyor çünkü. Sonra pişmanlık duyuyorum. Bu olayı anlamadınız dimi? Evet anlamadınız. Belki bir gün anlatırım.

Böyle saçma salak şeyleri çok düşünüyorum. Nasıl bir ergenlik geçiriyorum lan ben. Birde artık son yarısına girdim kocaman oldum hala neler düşünüyorum. Allam sonumu hayır et.

Günaydın şarkıları önersene^^
Anonymous

Amy Macdonald-this is the life

Yann Tiersen-Monochrome

Simon&Garfunkel-Cloudy

Coldplay-The Scientist

Coldplay-Paradise

REM-Losing My religion

Oasis-wonderwall

Oasis-Stand by me

Fool’s garden-Lemon Tree

Leonard Cohen-Everybody knows


Ve sevdiğim her şeyi,yalnız sevdim.

Ve sevdiğim her şeyi,yalnız sevdim.

Böyle işlere bulaşmak benim neyime allasen?

Son 4 gündür devrelerimi yaktım hard diskimi bozdum. Tamire gönderdim de şimdi yeni yeni veriler hafızama akıyor.

Sevgili olmak benim neyime birisiyle soruyorum kendime. Sonra düşünüyorum en son ne zaman sevgilim oldu diye.. Düşünemedi.jpg

Kasımın ortasında ayrıldım ben sevgilimden en son. Kasım lan kasım. Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs yarım yıl önce veda etmişim bu sevgili olaylarına. Sevgilim olmadı ama olacak her şey oldu şu 6 ay içinde. Heveslerle başlayıp yarıda bıraktığım flörtler,hırs yapıp içine sıçtığım bir ilişki (!),sevişmeler,bulutları izlemeler ve daha bir sürü şey.. 

Ama en son sevgilim dediğim kişiyi 6 ay önce havaalanından yolcu etmişim. O gitmiş. Biz bitmişiz. (Ben bitirdim! İmza:Yazarın Egosu). Neden bitirdiğimi düşüne düşüne buldum. 

  • Mesafeler.

Çoğu ilişkideki en büyük sorun mesafelerin olmasıydı. Hı aşktık mı mesafeleri? Aştık. Ama yine de her özlediğimde göremedikten sonra o mesafe ne kadar aşılmıştır bilemicem. Çünkü haftasonu planı yapıp görüşmek var. Aylaaar öncesinden plan yapıp sınırlı saatler içinde görüşmek var. Aslında ben her zaman ikinciyi tercih ediyorum,çünkü o zaman insan birinin yanında olmanın değerini anlıyor. İki kişi için birlikte yürümek veya sarılmak normalken o kadar bekledikten sonra sarılmanın huzuru apayrı. Susuzluktan ölmek üzereyken su içmek gibi bir nevi. Normalde pek bir anlam ifade etmese de o anda çok farklı boyutlar kazanabiliyor. 

  • Kasıntılık

Ben bu kadar kasıntı bir insan görmedim hayatımda. Ya belki kasıntı değildi ben çok rahattım ama bana göre değildi bu yönüyle. Abi ben sevgilimin yanında “Çok iğrenç kokuyo bu yha.s.s.” diye soğan salatası yiyemiceksem o sevgiliyi çöpe atayım. Soğan salatasını sevmeyen bir insandan bahsediyoruz. Bol maydonozlu birazda zeytin yağlı.. Sumağı da unutmayalım. Oyş. Hiç bir zaman elit olacam diye gidip starbaksa oraya buraya gitmedim. Oraya vereceğim 15 lirayla gider iki tantuni yerim olum. Ama ben artık et yemiyorum. Tantuni yemem vejetaryen pizza alır yerim. Olmadı gider elma marul muz çilek alırım. Alırım bir şeyler yani! Ama bir kahve almam. Yani eğer biraz daha kasılsa götüne buzlu badem sokabilecek kapasitedeydi. Neyse arkasından çok konuşmak istemem. çeyrek yıl geçirdik birlikte..

  • En önemlisi;Kafa yapısı

Kitap okumayı çok severim hatta neredeyse bibliyofilim. Ama kitap var kitap var. Yok Gül tanrıçası,Sarışın vampir,Kalbimi sana verdim(Al götüne sokarsın) gibi bestseller kitapları atın çöpe. Charles Bukowski,john boyne,oscar wilde,john steinbeck,george orwell gibi yazarlar var. Hepsini geçtim benim için her şey olan tolstoy var. Yani ben şimdi bir Hayvan çiftliğini,ekmek arasını en basitinden Sabahattin Ali’nin hiçbir kitabını okumamış bir insanla ne paylaşabilirim ki?  Oturup neyin sohbetini yapacam. 

Sadece kitap için demiyorum film içinde geçerli. Birlikte Amelie ya da Charlie Chaplin’in filmlerini izlemedikten sonra tırıs tırıs. Tırıs tırıs ne demek bilmiyorum şimdi uydurdum. Neyse işte. Düşünce yapılarımız farklıydı. Ben evden çıkmadan ömrümü geçirebilirim. Filmler kitaplar müzikler derken günümü doldurabilirim. Ama o ise Alışveriş merkezleri,mağazalar,kafeler vesaire… Olmadı işte. 

E işte şimdi anlattığım bütün bu olayların neredeyse hepsi bu “sevgili miyiz değil miyiz” için de geçerli. Benim neyime sevgili olmak neyime yani? Zaten bana “Senin tribinde hiç çekilmiyor” dedi. Haklı ama benim tribim hiç çekilmez. Uzadıkça uzar. Böylede ilgi fakiri bir insanım. Zaten sevgili değiliz gibi. Ama bugün günaydın mesajı atmış. Mutlu olmadım değil.ehehehehehe. Yani aylar sonrasında günaydın mesajı görmek uyandığımda.. 

Bu aşk burda biter ama. Çünkü başka bir sevgili vakası yaşamak istemiyorum. Şunun şurasında 1 yıl kalmış sabredebilirim bence. Zaten sabretmesem bile bu bir yıl içinde görüşmemiz mümkansız. Neyse gidip bir çay koyayım bunun üstüne hararetimi alsın.

töbe allaaam çok töbe!

Önce bir buraya bakının böyle. Sonra ben anlatıyım.

Son zamanlarda renkligöz’ü fazlasıyla seks objesi olarak görmeye başladım. Renkli gözlü sarışın uzun boylu ve gerçekten seksi. 

Ne zaman bizim sınıfa gelse oturup gözlerinin içine bakıyorum. Oturduğum yerden gözlerine bakıyorum bazen dönüyor bana naber nasılsın diyor iyiyim sen nasılsın diyorum bezgin bir sesle (kamufle mod on)

Ama gözleri çokzel. Masmavi böyle. Sarışın birde. Oturup izliyorum. Ama ona karşı duyduğum ilgi tamamen maddesel. Ve bu kötü.

Nasıl insan sevdiği yemeğe karşı ilgi duyarsa bende öyle bir ilgi besliyorum. İstek mi dersiniz arzu mu dersiniz bilemicem. Ama bana sadece seks objesi gibi geliyor. Sanki dünyaya gelme amacı sevişmek. Oturup ölene kadar sevişmeli bence o. Tamamen seks amaçlı gelmiş dünyaya. O seksiliğin bütün nedeni bu.

Ne diyorum allam ben sıçıp sıvıyorum töbe allam çok töbe aklımdan çıkmıyor böyle şeyler :(

Uyumadan önce “Uyumak için seni bekleyeyim mi yoksa uyuyayım mı” diye mesaj atıyorum.

Nasıl süper bir sevgiliyim. 

Sevgili miyiz orası muallakta hala.

Ama ben çok süperim.

Alahı sewiyom.

“Uyumak için seni bekleyim mi yoksa uyuyayım mı hayatım :):):99999”

Ne şirin şeyim ben öyle. Tabi onun attığı “Uykun varsa bekleme boşuna” mesajı…..

sinirlerim bozuldu. götüme bokuma. sevgili değilim ben onunla………..

Yalnız.. Yalnız.. Aşık oluyorum… allam… Ne güzel bir şey bu böyle.. Saçlar.. oyş….

Yalnız.. Yalnız.. Aşık oluyorum… allam… Ne güzel bir şey bu böyle.. Saçlar.. oyş….

İBRET ALIYORUZ.

BENİM SEVGİLİM VAR LAN. SEVGİLİM VAR ŞU ANDA BİLDİĞİN VAR YANİ…..

Ama haberim yoktu daha yeni oldu. 

Kim mi? Kim olacak. Son zamanlarda anlattığım nam-ı diğer “HIRS”. Onunla muhabbeti ilerlettik. Baya samimi olduk birbirimize dertlerimizi anlatır olduk. Sohbet eder olduk. Fazla açık seçik konuşur olduk…. (Bu konuya girmiyorum.)

Sonra en son ben aşka inanmadığımı söylemiştim. O ise ben inanıyorum dedi. Beni inandırabilir misin dedim. Ama inandırabilir misin derken orada hadi sevgili olalım bana aşkı göster demek istemedim,madem inanıyorsun görmüşsündür nasıl bir şey olduğunu anlat ki inanayım demek istedim ama yazdıktan sonra o sözün çok farklı anlamlara geldiğini farkettim.. 

Bilmem ki deyince “İşte bu yüzden inanmıyorum aşka” deyince inandırabilirim desem inanacak mıydın ki diye sordu. “Kim bilir,belki inanırdım çünkü herkes gidiyor,giden insan aşka nasıl inandırabilir ki.” deyince Cem Adrian’dan Herkes Gider Mi’yi attı. 

Sonra geyik bir konuşma geçti aramızda. Ardından “Bana anlatmak istediğin bir şey var mı?” diye sordum. Saçma bir soruydu açıklama yapmak zorunda kaldım. “Aşka inanıyorsan inandıran vardır.” anlatmak istersen dinlerim dedim.

Anlattı oda. Sürekli konuşurlarmış,güzel geçermiş onunla zaman. Sonra ona açılmış,o kibarca reddetmiş. 4 ay boyunca ağlamış şu anda nefret ediyormuş sonra o sevdiği kişiye de aynısını başka biri yaptığı için ondan özür dilemiş vesaire vesaire..

Burada kurnazlığım devreye giriyor.

“Ben olsam seni bırakmazdım ki. Yani senin gibisini bulmuş hem de ona aşıktın,daha ne istemiş.” 

Sonra “Gerçekten bırakmaz mıydın?” dedi. “Bırakmazdım,hatta sıkı sıkı sarılırdım” deyince kısa devre yaptı sanırım. Böyle konuşma biraz değişti bir farklılaştı. Sonra biraz daha samimi konuşmaya başladık. 

Sonrasında da hava su konuşmaya devam ettik. 

Meğersem sevgili olmuşuz ardından. Ben daha yeni öğrendim tabi. Sevgili değiliz ama konuşuyoruz evresine çok kaptırmışım kendimi ki ondan böyle oldu. Şimdi sevgiliyiz diyorum ya yarın öbür gün sevgiliymişiz gibi davranıp götümün üstüne de oturmak istemiyorum. Biz sevgili miyiz diye sormakta olmaz. Ben çıkmazlardayım da haberim yokmuş…….

Bak stres yaptım he.

Anneler gününde annem yok diye üzülenler sevgililer gününde sevgilisi olmayanlar ne yapsın?

Olmadı sanırım…………

bu işte bir terslik var bi sn.